fbpx
Kişisel Gelişim

Karar Vermenin Zorlukları

Bizler günde ortalama 35 bin kez karar veriyoruz ve hayatımızdaki her adımımızı bu kararlar doğrultusunda atıyoruz. Sabah uyandığımızda yataktan çıkıp çıkmamak, kahvaltı edip etmemek gibi bir sürü basit konular hakkında anlamlı-anlamsız sürekli bir karar verme durumu içerisindeyiz. Bu yazıda sizlere kararlarımızın bizi nasıl etkilediğini ve hayatımızı nasıl şekillendirmemiz gerektiğini anlatacağım. Keyifli okumalar…

Dünyanın En Büyük Girişimcileri Nasıl Karar Veriyor?

Mark Zuckerberg bir konuşmasında hayatında sürekli karar vermesi gerektiğinden bahsederken önemli bir şeye dikkat çekiyor. Sürekli aynı tip giysiler tercih ettiğini, bunun kafasını rahatlattığını ve verdiği önemli kararlara daha iyi odaklandığını söylüyor.

Düşünün bir, günde yaklaşık 35 bin karar vermek zorunda olan bizler, bunun neredeyse yarısı kadar yani 20 bin karar versek, sizce de beynimiz önemli olan konulara daha iyi vakit ayırıp, huzuru daha kolay elde etmez mi?

Fazladan verdiğimiz her karar beynimizde yeni bir stresin oluşması demektir. Evet teoride stres üretimi tetikler, sıkılmamız gerekiyor ki gelişelim, düşünüp çözüm arayalım.. Fakat burada gereksiz bir işlemden bahsediyoruz, neden önemli konular varken hangi kıyafeti seçeceğimize bu enerjimizi harcayalım ki? Sadeliğin verdiği huzur sayesinde sağlayacağımız boşluğu, düşünerek değerlendirirsek ve beynimizi strese, bizi yararlı düşünceye götürecek şekilde sokarsak, çok daha verimli ve akılcı bir iş yapmış oluruz.

Unutmayalım ki nitelik her zaman nicelikten üstündür, aslında hepimiz hayatta nitel olanın hayalini kurarız. Herkes lüks arabalar, villalar ister, nitelik olarak üstünün hayalini kurar fakat günlük yaşantımızda ucuz ama çok olana gideriz.

Halbuki planımızı üstün olana göre kurarsak, ona ulaşmamız da çok daha kolay olur. Karar verirken de bu böyle, hayatımızdaki fazlalıkları bir kenara bırakmalı ve değerli olana odaklanmalıyız. Hepimizin evlerinde bir sürü eşya var; yemek yediğimiz tabaktan, ayakkabıya, çantaya kadar gereksiz çokça nesne varken biz nasıl derslerimize, işimize veya özel hayatımıza odaklanacağız ki?

Mark Zuckerberg gibi başarılı insanların hepsinde görüyoruz ki sade ve tek düze bir yaşam sürüyorlar. O insanların demek ki bir bildiği var, bu yüzden hayatlarından fazlalıkları atmışlar.

Şikayet-Karar İlişkisi

Hepimiz bir şeylerden şikayetçiyiz. Kimi zaman başarıya ulaşamamaktan kimi zamansa huzuru bulamamaktan, aslında bunun çözümü çok basit; kararlarımızı minimuma indirirsek kendimizle kalacağımız çokça vaktimiz olur ve bu vakitleri, yani rahatlığımızı önemli gördüğümüz alanlarda kullanabiliriz.

Günlük yaşantımızda hangimizin onlarca ayakkabıya ihtiyacı var ki? Hangimizin bir sürü kaleme, çantaya veya tişörte ihtiyacı var? Bence artık doygunluğa ulaşmamız gerekiyor. Bu hem bizim cebimize zarar, hem de aklımıza. Hiçbir faydası bulunmayan şeyler için neden bu kadar diretiyoruz ben anlamış değilim. Sahip olduklarımızın çeyreğine bile sahip olamayan milyonlarca insan var. Belki bir çoğunuz farkında değil ama dünyada internet kullanan insan oranı bile yüzde 56. Koskoca teknoloji dünyasında her iki insandan biri internete erişemiyor. Diğerleri ile aramızda bu kadar fark varken nasıl oluyor da “DAHA” diyebiliyoruz. Neden doymuyoruz? Neden gereksiz şeylere vakit, para ve emek harcıyoruz?

Sonuç

Bence bir an önce toparlanmamız gerekiyor. Verdiğimiz kararları azaltmak buradaki ilk adımımız olsun ki daha huzurlu ve yararlı olabilelim. Umarım faydalı olabilmişimdir, yazılarımın aşağıdan video olarak izleyebilirsiniz. Youtube kanalıma abone olursanız sevinirim. Yorumlarınızı bekliyorum. Hoşça Kalın!

Kazım Gökay Çiftci

Sorgu Vakti Kanalı kurucusu. Onlarca madalyaya ve kupaya sahip eski basketbolcu. SEO Uzmanı ve yazar. Bir sloganı da var; "hayatını anlamlı yaşa!"

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu