fbpx
Gündem

Kadına Şiddete Hayır!

Ülkemizde son yıllarda kadına şiddet vakaları artış gösterdi. Buna artık bir “dur” dememiz gerekiyor. Gündem maalesef ki kadın cinayetleri.

Kadına Şiddetin Cinsiyeti Var Mı?

Bu işin cinsiyetinin kaldığını düşünmüyorum. Çünkü bu cinsiyet değil “şahsiyet” meselesi.
Sayısal verileri vererek başlamak istiyorum. Öncelikle genel tabloyu bir görün. 2019 verilerine göre dünyada 1 yılda yaklaşık 500 bin kişi cinayetten ölüyor. Bunların yüzde 81i erkek, yüzde 19u da kadın. Aile içi cinayet sonucu hayatını kaybeden insanlara bakınca da yüzde 36sının erkek yüzde 64ünün kadın olduğunu görüyoruz. Ve önemli bir veri, cinayeti işleyenlerin yüzde 90ı erkek.

Şimdi burada işin cinsiyeti yok dememdeki sebebi açıklayayım. Lütfen beni yanlış anlamayın. Kadına şiddet, kadın cinayeti gibi konuların önemini azaltmaya çalışmıyorum, bu bir insanlık problemi ve her cinsi ilgilendiriyor. Eğer bir sorunu çözmek istiyorsak, sorunun temeline inmemiz gerekir. Dünyada kadın-erkek cinayetinden çok güçlü-güçsüz cinayeti var. Yani kadına şiddet, kadın cinayeti olduğu gibi daha çok oranda erkeğe şiddet ve erkek cinayeti de var.

Aile İçi Şiddet

Özellikle Türkiye’de şiddet çok yaygın ve neredeyse hepimiz aile içi şiddet görerek büyüdük. Bu yüzden eğer problemi çözmek istiyorsak, aile kavramından başlamalıyız, aile içi cinayetler ana odak noktamız olmalı.
Aile içinde başlıyor güçlü olan güçsüzü ezmeye. Büyük kardeş küçüğü dövüyor, baba anneyi dövüyor. Bu şekilde zihni kirlenmiş nesiller yetişiyor. Cinayetleri işleyenlerin erkek olmasının da en büyük sebebi bu fiziksel güç ve dolayısıyla ego. Maktullerin ise cinsiyetleri başta verileri verdiğim gibi hem erkek hem de kadın.

Verilere bakarken çok önemli bir şey dikkatimi çekti. Türkiye’de cinayete kurban gidenlerin eğitim durumlarını inceledim. İçlerinde üniversite mezunu olan yalnızca yüzde 6, Türkiye’de ise nüfusun yüzde 15i kadar üniversite mezunu var. Yani eğer eğitim bu konuda önemsiz bir kriter olsaydı, cinayete kurban gidenlerin de yüzde 15 civarının üniversite mezunu olması gerekirdi. Fakat 2.5 katlık çok ciddi bir fark var.

Eğitimin Önemi

Aile içi problemlerin, kadına, erkeğe şiddetin, dolayısıyla cinayetin çözümü de eğitimden geçiyor. Ne kadar iyi bir eğitim sistemine sahip değiliz desek de, bu halde bile, bir üniversite okumak ve belli bir bilgi birikimine sahip olmak hayati önem taşıyor. Üniversite; ilişki seçimlerimize, çevremize o kadar olumlu etki yapıyor ki bu konuda da açıkça görebiliyoruz.

Bir diğer veride ise, aile içi cinayetlerin yüzde 60lık kısmının evli çiftler arasında olduğunu gözlemledim. Yani biz aile kavramını bilmiyoruz, aile kurmayı, çocuklarımıza eğitim vermeyi bilmiyoruz. En büyük problem bu. İnsanlar evleniyor, ama aralarında saygı yok, sevgi yok, çocuk yetiştirmeye dair bir bilinç yok. Sonrasında da şuursuz, canileşmeye hazır bir nesil ortaya çıkıyor.

Kadına Şiddete Çözüm Önerisi

Bence ülkemizde evlenmeye kriter konmalı. Geleceğimizi önemsiyorsak bu yapılmalı. Bir sürü aile hizmeti var ülkemizde, biri de çıkıp demiyor ki evlilik başvurusu yapan çiftlere bir test yapalım diye. Detaylı testler hazırlansın, içinde genel kültürden, bilime her şey olsun ama asıl odak noktası çocuk yetiştirme ve ikili ilişkiler olsun. Ülkede açıkta bir sürü psikolog, pedagog var, onların denetiminde olsun bu ve testi geçemeyen aile adaylarına ücretsiz destek sağlansın.

Bunun mümkün olup olamayacağına baktım. Günde resmi olarak 1500 evlilik yapılıyor. Günde 1500 çifte yaklaşık 30 dakikalık, 1 saatlik evlilik öncesi bir test yapılması çok olası geldi bana. Bir psikolog evlilik hakkında bilgi verebilir, test sonucunu değerlendirip, önerilerde bulunabilir. Geçemeyenlere ise seanslar yapılabilir. İnanın bana bu çok fayda saylar. Geçen videomda da anlattığım gibi, biz zaten ahlakımızı kaybettik. Bulamıyoruz, bulacak kılavuzu da yok sayıyoruz. O zaman evlenmemeliyiz. Eğer gelecekte kaliteli nesiller yetiştirmek istiyorsak önce aileden başlamalıyız.

Sonuç

Cinayetlerin de maalesef ki en büyük sebebi eğitimsizlik. Doğru eğitim verilirse, çözülemeyecek problem yok.

Umarım yazım hoşunuza gitmiştir ve bu konu hakkındaki önerimi, fikrimi beğenmişsinizdir. İnşallah birileri görür de bu öneriyi ciddiye alır. Çünkü yapılması çok olası. Eğer geleceğimizi kurtarmak istiyorsak bunu sınav sistemini yenileyerek değil, aile sistemini yenileyerek yapabiliriz.

Aşağıdan videomu izleyip, kanalıma abone olabilirsiniz. Görüşmek üzere.

Kazım Gökay Çiftci

Sorgu Vakti Kanalı kurucusu. Onlarca madalyaya ve kupaya sahip eski basketbolcu. SEO Uzmanı ve yazar. Bir sloganı da var; "hayatını anlamlı yaşa!"

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu