fbpx
GündemKişisel Gelişim

İlber Ortaylı İyi Tarihçi Mi?

Bireysel Araştırmanın Önemi

Merhaba arkadaşlar, bugün belki de hakkında ilk defa düşüneceğiniz bir konuyu sizlerle paylaşacağım. Hepimiz doğru bilginin peşindeyiz. Bu yüzden araştırmalar yapıyoruz. Çeşitli otoritelere de bir güven besliyoruz ki doğru bilgiyi öğrenebilelim. Lakin, o otoritelerin doğru bilgi aktardığını nasıl anlayacağız? Bu yüzden bireysel araştırmanın önemini İlber Ortaylı hocadan yola çıkarak sizlere anlattım. Keyifli okumalar dilerim.

Kim Doğru Söylüyor?

Kimin doğru söylediğini anlamak gerçekten çok zor. Doğru bilgiyi ayırt etme konusunda bir yazım var. https://kazimgokay.com/dogru-bilgi/ linkinden okuyabilirsiniz.

Doğru bilgiyi ayırt etmek zor fakat bunu yapabilecek beyinlere de sahibiz. Maalesef güven duygumuz ve üşengeçliğimiz bizi yanlış yönlendiriyor. Otoritelere olan güvenimiz; bireysel araştırmamıza gölge düşürüyor. Nasıl mı? Gelin bir örnekle daha detaylı bakalım.

Size bir soru sorayım. Siz de dürüstçe cevaplayın. Türkiye’nin yaşayan en iyi tarihçisi kimdir? Düşünün biraz. Cevabınızı duyar gibiyim. İçinizden; tabii ki İlber Ortaylı, diyorsunuz muhtemelen. Bu cevabı vermenize neden olan etkenlere bakalım. Neden İlber Ortaylı dediniz? Ben size söyleyeyim. Televizyonda en çok onu gördünüz de ondan. Hanginiz İlber hocanın bir sözünü gidip araştırdı? Kaçınız onun kitaplarını okuyup, o bilgileri teyit etti? Büyük ihtimalle hiçbiriniz.

Tarihçi İlber Ortaylı

Burada suçlayıcı davrandığımı düşünmeyin. Kişisel tercihiniz tabii ki. Fakat, kim büyük tarihçi? Diye sorunca hepiniz İlber Ortaylı ismini söylemekten çekinmediniz. Nereden biliyorsunuz ki? Okumadığınız, söylediği tarihi bilgileri teyit etmediğiniz birine neden en büyük, en yüce unvanlarını veriyorsunuz?

Bu, bizim çok büyük bir toplumsal problemimiz. Okumaya, araştırmaya o kadar üşeniyoruz ki otorite arayıp, bize en çok gösterilen kişiyi “yüce” ilan ediyoruz. Yanlış anlaşılmasın; İlber Ortaylı kötüdür ya da yalancıdır temalı bir yazı değil bu. Tabii ki de iyi bir tarihçidir. Teşbihte hata olmaz diyerek yazıma devam ediyorum…

Araştırmadan kabul ettiğimiz onca şey var. Bunlar, ya da bu kişiler; daha çok karşılaştığımız için önemli ve doğru hale gelmemeli. Bireysel araştırmayı önemli kılan şeylerden biri de bu. Televizyonda sürekli konuşan biri doğru söylemek zorunda değildir. Büyük bir alim olmak zorunda da değildir. Yıllarca bu şekilde kandırıldık. Bari bu yazıdan sonra kendimizi toparlayalım, olur mu?

Birinin Doğru Söylediğini Nasıl Anlarız?

Burada uzun konuşmayacağım. Daha önce de https://kazimgokay.com/dogru-bilgi/ yazımda anlattım. Fakat kısaca özet geçmek gerekirse; “araştırarak”. Cevap bu kadar basit aslında. Bireysel araştırma ile gerçekten doğruyu ve yanlışı ayırt edebiliriz. Yoksa nereden bileceğiz ki?

Bir insanın diğerine bir vasıf takması için, önce bilgiye sahip olması lazım. Gerek dinde, gerek tarih, gerekse bilim alanında, ne duysak inanıyoruz. Bilgiyi aktarana değil de bilgiye odaklanın. Araştırıp sorgulamadan doğru olduğunu hiçbir zaman bilemezsiniz.

Bilginin Önemi

Bilgi; tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de güçtür. Bu güce sahip olanlar her zaman kazanacaktır. Eski dönem ile şimdinin en büyük farkıysa “araştırma”. Zamanında boş vakti olan insanlar, okuyup araştırıyormuş. Eski dönemin cahilleri bile emin olun şimdinin aydınlarından evladır. Geçmiş dönem propagandası yapmıyorum yanlış anlaşılmasın. Fakat, bu duruma kendimizi “biz” getiriyoruz. Televizyon adeta bizi büyülüyor. Üşengeç yapımız yüzünden, ne duysak inanıyoruz. İşimize geliyor çünkü. Az önce verdiğim örnek gibi; İlber hoca yalancı desem, binlerce kişi üzerime çullanır. Türkiye’nin en büyük linçlerinden birini yerim. O linçleyenlerden birine desem kanıtla bana İlber hocanın doğru söylediğini diye, hiçbir şey söyleyemez.

Maalesef böyle bir toplumda, böyle bir algıda yetiştik. Bunu kırmamız gerektiğini düşünüyorum. Günümüzde din satmanın bu kadar kolay hale gelmesinin tek sebebi üşengeçlik. Açıp okumak yerine başkasını dinlemek işimize geliyor. Çünkü dinlemek, okumaktan daha kolay. Gerçi, onu da beceremiyoruz. Doğru düzgün dinlesek, yine göreceğiz gerçeği.

Dış Görünüşün Etkisi

Bir de düzgün konuşunca, göklere çıkarttığımız insanlar var. Etkili konuşmasına hemen kanıp, tapınmaya başlıyoruz. Bilirsiniz, eve takım elbiseyle gelip insanları dolandıran tipler vardı bir ara. Teyzeleri, amcaları kandırdılar. Dolandırılan teyzelere sorunca dediler ki; çocuğun eli yüzü düzgündü, takım elbiseliydi inandım yavrum. Biz; dış görünüşe, hale, tavra o kadar önem veriyoruz ki, asıl olanı umursamıyoruz.

Bu göklere çıkarttığımız ekrandaki birçok insanın da o eve gelen takım elbiseli dolandırıcılardan farkı yok. Önce yüceltiyoruz, sonra kötü bir olayı çıkınca da en büyük düşmanı oluyoruz. Zamanında tapmasaydın, araştırsaydın ya. Ama zor geliyor maalesef.

Bireysel Araştırmanın Önemi

Kısacası bireysel araştırma, çağımızın en önemli ihtiyaçlarından biri. Çünkü ortada doğru bilgi yok. Anca arayıp, kurcalayıp bulabiliyoruz doğruyu. Dinlediğiniz kim olursa olsun, ben de dahil. İnanmayın, güvenmeyin. Neden lafa inanıyorsunuz ki zaten. Birini yüceltmeden önce, söylediğini araştırın, ondan sonra istediğinizi yapın. Ve rica ediyorum; İlber Ortaylı hocayı araştırarak başlayın. Videolarını izleyip, ona katılmak kolay. Söylediği bilgiyi araştırıp teyit ederseniz, ona ve kendinize gerçek saygıyı göstermiş olursunuz.

Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. Kişisel gelişiminize önem veriyorsanız; https://kazimgokay.com/kisisel-gelisim/ sayfamı ziyaret etmenizi öneririm. Eğer bu yazının özetlenmiş anlatımını dinlemek/izlemek istiyorsanız; aşağıdaki videoya tıklamanız yeterli. Youtube’da Sorgu Vakti isimli bir kanalda; sizler için içerikler hazırlıyorum. Takip etmeyi unutmayın. Kendinize iyi bakın.

Kazım Gökay Çiftci

Sorgu Vakti Kanalı kurucusu. Onlarca madalyaya ve kupaya sahip eski basketbolcu. SEO Uzmanı ve yazar. Bir sloganı da var; "hayatını anlamlı yaşa!"

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu