fbpx
Kişisel Gelişim

Algıda Seçicilik Nedir?

Duyma, dokunma, tatma gibi duyular aracılığıyla sosyal dünyamızda yaşadıklarımızı etkileyen “Algıda Seçicilik” konusuna gelin daha yakından bakalım.

Algısal Süreç

Önce kabul etme sürecine gireriz. Bir yere dokunduğumuzda, duyularımız aracılığı ile algılar ve bilgi toplarız. Sonra o bilgileri seçeriz. İnsan istek ve ihtiyaçları doğrultusundaki bilgileri alır.

Bu seçimde, iç ve dış faktörler etkili olur:

İç faktörler;

İlgi alanlarımız ve mesleğimizin getirdiği şeyler; örneğin şoförün arabadaki sesi algılaması. Acaba bir problem mi var? Diye. Ya da çok açken her gördüğümüzü yemeğe benzetmemiz, gibi şeylerdir.

Dış faktörler;

Sürekli tekrar eden uyarıcılar; örneğin reklamlar. Şiddetli, yüksek sesle yapılmış bir duyuru, herkes siyah giymişken arada beyaz giyen birini hemen algılamamız gibi faktörlerdir.

Yani insanın dikkatini çeken bir şeyi hemen algılamasına algıda seçicilik deniyor. Dış dünyada olanların yalnızca bir kısmını algılayabiliyoruz çünkü beynimiz anlamlı bir algı oluşturmada sınırlı kapasitede, veya kendini korumak için sınırlı kalıyor bilemeyiz.

Alın Size Algıda Seçicilik!

Diyelim ki daha önceki iki ilişkinizde de sarışın biri size yanlış yaptı. Karşınıza başka bir sarışın insan çıktığında algıda seçicilik size o kişi hakkındaki pozitiflikleri unutturuyor. Onun da kötü olacağı düşüncesine kapılıyorsunuz. Çünkü geçmiş deneyimleriniz size bunu işaret ediyor.

Bu; yeni bir araba aldığınızda trafikteki bütün arabaları aynı model görmeniz gibi. Çünkü yalnızca onlar dikkatinizi çekiyor. Bilinçli yaptığınız bir hareket de olmadığı için, direkt olarak önüne geçmeniz pek de kolay değil. İç ve dış etkiler sizi yönlendirmeye devam ettikçe, yalnızca belirli şeyleri algılamaya devam edeceksiniz. Belki de asıl dikkat çekmeniz gereken yerlerden uzaklaşacaksınız.

Büyük bir meydan hayal edin ve meydanda kocaman bir reklam panosu. Üstünde onlarca farklı firmanın reklamı olsun. İlk hangi reklam dikkatinizi çeker? Büyük ihtimalle sürekli gördüğünüz hangisi ise o. Hani bazen diyoruz ya, bu firmanın reklama mı ihtiyacı var diye. Aslında evet, var. Bu çok büyük bir yarış. Eğer algınızı başka bir yere kaydırırsanız çok şey kaybederler. Bu yüzden sürekli aktif olmaları gerekiyor.

Peki hikayeyi daha da acı hale getirelim, çocuğunuz hasta ve acilen ilaç almanız gerekiyor. Aynı reklam panosunda eczane reklamı da var, fakat algınız yüzünden reklamı fark edemiyorsunuz. Gerçekten üzücü değil mi? Böyle düşününce aslında bu konunun ne kadar da ciddi olduğunu anlayabilirsiniz.

Algımızı Kontrol Etmenin Yolları

Peki algımızı, yani dikkatimizi bu etmenlerden bir nebze de olsun ayırmamız mümkün mü? Tabii ki de mümkün. Bir güvenlik düşünün; görevi içeri giren suçluyu tespit etmek. Bu yüzden bütün motivasyonu, konsantrasyonu giren kişilerde ve bu sayede sizden daha uyanık davranabiliyor. Suçluyu bir görüşte anlayabiliyor. Yani kendi algısını oluşturabiliyor. Siz de kendinize gerçekten inanıp, güvendiğiniz zaman; geçmişteki yargılarınıza hükmedebilirsiniz. Sarışın algısında olduğu gibi, artık karşınıza sarışın biri geldiğinde onun olumlu yönüne yaklaşabilirsiniz. Bunu da pozitif konsantrasyonla yapabilirsiniz. 

Bir sonraki yazım konsantrasyon ile ilgili olacak. Hemen alt kısımdan yorumlarınızı bekliyorum. Eğer bu makaleyi video olarak izlemek isterseniz de biraz aşağıya kaydırmanız yeterli. Bir sonraki makalemde görüşmek üzere…

Kazım Gökay Çiftci

Sorgu Vakti Kanalı kurucusu. Onlarca madalyaya ve kupaya sahip eski basketbolcu. SEO Uzmanı ve yazar. Bir sloganı da var; "hayatını anlamlı yaşa!"

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu